Anasayfa
 
   
Joomla extensions and Joomla templates by JoomlaShine.com
Sormaca
Tarikat Basını Neyi Amaçlıyor?
 
Tavsiye Ettiklerimiz
O.Sinanoğlu Sohbet
İthal Tohum İhaneti
Kurtuluş Savaşında 2000 Kırgız
Hakikat nerede?
Çözümü hapsetmek
Çıkışyolu Turan
Dilde Birlik ve Türklük Şuuru
TSK'yı Yıpratma Girişimleri
Siyasetimiz Nasıl Düzelir
Sivil cehalet
TSK ve Yüzleşmesi
Türk Ülküsü
Mevlana'dan Öğütler
Kazak ve Türkiye Türkçesi
İki Türk Boyu (Zaza...
Ampulün Anlamı
Said-i Nursi'nin Gerçek Yüzü
Bor Madeni ve Önemi
Neden Türkçe
İran'a şeriat nasıl geldi?
Atatürk'ün Kaleminden

Dosyalar
İletişim
Siyasi Dosyalar

  :: Fethullah Gülen Dosyası
  :: Darbe gerçekleşti de kimsenin haberi yok!
  :: ADD Basın Açıklaması
  :: Denktaş'ın konuşmasının tam metni
  :: ABD Emperyalizmi'nin bir aleti olarak Nurcular
  :: İlk Kadın Haham: ASENATH BARZANİ
  :: Ulusalcı Dalga'yı Aşmak İsteyenlerin Kirli Hesapları
  :: Gülen'in Kürt Konferansı Neden İptal Edildi
  :: Akp niçin kapatılmalıdır? İddianame
  :: Benazir Butto'nun Gizli Örgütü
  :: Tayyip E. ve BOP sözleri
  :: Konya Ülkü Ocaklarına Yapılan Karalama ve Gerçek Yüzü
  :: ''Dink cinayetinin arkasında Gülen var''
  :: Ajan Şebekesi: FETHULLAH Cemaati
  :: Gene "Amerikan Mandası" üstüne
 
Advertisement

Risale-i Nur Denilen Sayıklama

Ağhesabı

Pek çok cemaat ve tarikatın tersine Nurcular, kitaplı bir topluluktur. Yazarı “Said-i Nursi” namı diğer Said-i Kürdi olan, Risale-i Nur adlı  bir kitapları vardır.

Yazarı Neyse Kitap da Odur :

Risale-i Nur yazarı Kürt Sait, düzenli bir öğrenim görmemiş , çevresindeki yaşlılardan Kuran okumayı, biraz da Arapçayı öğrenmiş, daha sonra

  Bediüzzaman Said-i Kürdi (Nursi)

“Teali-i Kürdistan Cemiyeti” üyeleri arasına katılmıştır. Özellikle de Derviş Vahdeti'nin çıkardığı “Volkan Dergisi”nde Kürdistan’ı savunan yazılar yayımlamıştır. Bu evrede Sultan 2. Abdülhamit'in döneminde gözaltına alınmış, bir süre “Toptaşı Tımarhanesi’nde” yatırılmıştır.


Devamı...
 

ADD Düşmanlığının Arkasındaki Güç

Ağhesabı
 Küresel kıraliyetçi yönetimlerin bir çoğu, Boğazlıyan Kaymakamı Kemal Bey’in idam fetvasını veren Şeyhülislam Mustafa Sabri Efendi’nin de olduğu gibi masondur.
Devamı...
 

Atatürkçülük suç mu oldu ?

Ağhesabı
 Dostlar hatırlayalım, Erdoğan’ın dostu, gazeteci Fehmi Koru hem 28 Ocak günü Kanal 7 televizyonundaki konuşmasında hem de 1 Şubat günü Yeni Şafak’taki yazısında açıkça söylemişti: "Ergenekon Operasyonu 5 Kasım 2007 tarihli Bush-Tayyip görüşmesinde kararlaştırılmıştır”.
Devamı...
 

Kene ve KKKA Üzerine

Ağhesabı
Kene vekaları ilk ortaya çıktığı zamandan bu yana büyük kaygı duymuş, çevremi bu konunun ciddiyeti konusunda uyarmıştım. Yaptığım uyarıları biraz abartılı bulan yakınlarım; ne yazık ki bugün, bu konudaki kaygılarımın yerliliğinin hakkını teslim etmişlerdir.
Devamı...
 

Ali İmran 19. Ayet

Ağhesabı

AB baskılarına tam bir teslimiyetle boyun eğen sözde İslamcıların ve işbirlikçilerin Cuma namazı hutbelerinde okunan Ali İmran Suresi 19. Ayetinin okunmamasını yönünde telkinleri olduğunu işitmekteyiz, bağımsızlığımıza böyle bir müdaheleyi de kabuledemeyiz. Ali İmran 19'ı gururla hatırlatmaktayız.

Ali İmran 19. Ayet şöyledir:

Doğrusu Allah katında din, İslam'dır. O kitap verilenlerin ayrılığa düşmesiise sırf kendilerine ilim geldikten sonra aralarındaki ihtirastandır. Her kim de Allah'ın ayetlerini inkar ederse, şüphe yok ki Allah, hesabı çabuk görendir.

 Surenin hepsini dinlemek için:



 

Lagendijk Ve Bryza'nın Akp Sevgisi

Ağhesabı
 Akp’nin kapatılma süreci Türk siyasi tarihinde ibretlik bir sayfa daha açmıştır.  İslamcı tabandan gelenlerin bazılarının nasıl Amerikan, Avrupa ve Yahudi sermayesi tarafından desteklendiğine birkez daha şahit olduk. Biz bu konuda uzun zamandır yazıp çiziyorduk fakat basın ve yerel idarelerdeki etkisi sayesinde Akp yeniden yüksek oranda oy alarak seçilmeyi başarmıştı.
Devamı...
 

Somut Sonuçlarımız

Ağhesabı

Türk Toprakları Hedefindeki Somut Sonuç: Türkiye Büyük Millet Meclisine yabancılara satılan toprak ve mülk satışlarının iptâl edilmesi ve yasaklanması için mektup gönderilmişti. Mektuplar Anayasa Mahkemesine gönderilmese de, Anayasa Mahkemesi toprak ve mülk satışlarını durdurmuştur! (http://turkcutoplumcu.org/fikirmeydani/index.php?topic=315.msg6430#msg6430)

Devamı...
 

Uyutulurken Kaybettiklerimiz

Ağhesabı
 Bu işbirliğine en bariz örnek CİA casusu olduğu öne sürülen Barbara Anna Lakeberg ile Nurcu bir cemaat şeyhi Hüseyin Bulut’un bağlantısının tespit edilmiş olmasıdır. Hüseyin Bulut’un konuşmaları yukardaki tespitlerimi ispatlar biçimdedir. İddianamede telefon görüşmelerinde sapıklık yaparak kızlara tacizde bulunduğu ortaya çıkan Bulut, gizli çekimlerde aynen şunları söylemiştir:
Devamı...
 

Biz Kimiz? Türklüğün Kimlik Şifresi

Ağhesabı

 Uzun süreden sonra “Türk” kimliğini Reha Oğuz Türkkan’ın bu yıl çıkan kitabı “Biz Kimiz? Türklüğün Kimlik Şifresi” aracılığıyla tanıtmaya çalışacağım.

 “1 resim 1000 söze bedeldir” Çin atasözünü rehber edinerek, konu ile ilgili resimlerle bezenmiş kitap 2007 yılının martında “Pozitif Yayınları” tarafından basıldı. Resimleri bulunan Serdar Ortaç, Ebru Gündeş, Naim Süleymanoğlu gibi ünlüler sayesinde magazinci Türk basınında da yer aldı.

Devamı...
 

Dil Birliğine Vurulan Son Hançer

Ağhesabı
‘ Türkiye’nin Aslantaş’tan alması gereken ders ‘ adlı yazımda, Türk Birliği’nin bir devletin bekasındaki öneminden bahsetmiş, bu birliği yitiren devletlerin tarih sahnesinden silindiğini açıklamıştım. Bu nedenledir ki, Türkiye’ye yönelik gelen en büyük iki yaptırımdan biri iktisadi yaptırımlar diğeri de dil ve kültür birliğini bozmaya yönelik yaptırımlardır. Ne yazık ki Atatürk’ün vefatından sonra; düşman, bu yaptırımlarda başarılı olmaktadır.
Devamı...
 

Büyük Türkçüler Yolunda UyanTürk

Ağhesabı

http://video.yahoo.com/watch/2877628/8264752
 

Yabancı Türkçe Karşılıklar İzgimiz

Ağhesabı

Devamı...
 
<< İlk < Önceki 1 2 3 Sonraki > Son >>

Sonuç 1 - 13 Toplam 35
 
Yazarlarımız
Yazıların Tamamı
Dosyalar
Edebiyat
Makaleler
Yazarlar
Tepkisiz Kalma
Gökşad'tan

Saçların gezerdi yüzümde eskiden

Ağlarsın

Saçların gezerdi yüzümde eskiden,

Şimdi yanaklarımda damla damlasın.

Ne çok severdim dizinde yatmayı,

Şimdi uykumu bölen keskin bıçaksın.

 

Nefesin vururdu nefesime her akşam,

Şimdi soluğumu kesen acı rüzgarsın.

Bütün dertlerim yalnız sende biterdi,

Şimdi yüreğimde kapanmaz yarasın.

 

Şehre uzak yerlerden yıldızlar sayardık,

Şimdi gökyüzünde en uzak yıldızsın.

Ne çok özledim seni anlatabilsem,

Şimdi oturup kana kana ağlarsın...

 

Çorlu, 2002

Gökşad

 

Gölgeler

Gölgeler

-I-

Ömrün gölgesi olsun ömrümün

Uzayıp gitsin ardımca

Ben gidersem bir ikindi vakti...

Ki sen bir Cuma sabahı gelirken

Ömrüm gölgesi olmuştu ömrünün

Uzayıp gitmişti ardınca...

 

Ankara, 2004

 

Gölgeler

-II-

Bütün zamanların tek suçlusu ben miyim

Üstüme bir bulutun bile gölgesi düşmez

Bu karanlık sahrada neye pervaneyim

Kapanan gözlerime bir ışık düşmez...

 

Medet ey sevgili, yandım bu çölde!

Bu nasıl bir serap, bu nasıl bir gölge?

Düştüm düşeli bu amansız hüzne

Divane yüreğim bir lahza gülmez

                                  

Ankara, 2004

 

Ahiret'te

 


 

Tanrım sen varlığı yaratansın

Canlı cansız her şeyi kuşatansın

Bir dileğim var sen bağışlayansın

Desem korkarım demesem yer beni

 

Garip gönlüm gece gündüz âhtadır

Dileğim gönlümde sana âyandır

Kusur kulundan bağış katındandır

Desem korkarım demesem yer beni

 

Bedenimi balçıktan sen halk ettin

Yüreğime dünyayı sen dar ettin

Gönlüm coştu, dilimi sen lâl ettin

Desem korkarım demesem yer beni

 

Tanrım hurilerin gözümde değil

Aşk için bir ömür yeterli değil

Hâşâ Kaynaroğlu isyanda değil

Âhirette sevdiğime ver beni

 

               Ankara, 2003

 

Sır Kapısı

Sır Kapısı

 

Kırk sır kapısı açıldı gözlerinde

Kırk ayrı yol var her kapının birinde

Her yol ağzında ayrı idam ettiler

Sade tenim kaldı saçının telinde

 

Bir tel saç ile bağladılar çenemi

Üç tas su ile yıkadılar tenimi

 

Beni gonca gül yaprağına sardılar

Musalla diye avucuna koydular

Nasıl bilirdiniz diye sordular

Sustum da dinledim başka bir alemde

 

Aşkı bilmeyenler hiç ses çıkarmadı

Mecnun dedi ki “beni utandırmadı”

 

Kaynaroğlu, adını toprağa verdin

İki kaş arasından sıratı geçtin

Lokman’ın sırrını sen âşikar ettin

Ölü müsün diri mi, bilmez hiç kimse.

 

Ankara, 2004

 

Nevruz

  

Nevruz

Gökyüzünde göç başlar vakit gece

Sultan kız batıdan doğuya göçer

Toy düğün başlar Türkistan ilinde

Sultan Nevruz önünde gergef işler

 

Bize de gel bilinmez bir saatte

Benim de ölülerim yeyip içsin

Rızkımızı bulalım bu yengi gün’de

Bütün alem Tanrı’ya secde etsin

 

Esir Türkleri unutma Sultanım

Onlar beklese de başka baharı

Birgün muhakkak biter bu zalim kış

Yine az görür Türk, koca dünyayı

 

Hazar’a muhabbet götür sultanım

Yesevi’den hikmet getir bizlere

De ki özlemiş sizi Kaynaroğlu

Gayrı dayanmazmış gönlü hasrete

Gökşad

Sivas, 1997

 

Kuşların Rüyası

Kuşların Rüyası 

Kuşların rüyasına girdim dün gece

Karar verdim bunu hep yapacağım

Hepsi de uyuyordu gözlerinde

Onları mı yoksa seni mi kıskanayım

 

Güya bir bülbül senin nefesinden

Şiirler okuyordu seher vaktinde

Şaşırdım kaldım, ses benim sesim

Dedi ki “İlham” derler buna sizin alemde

 

Rüyasında bir güvercin konup pencerene

Uzatıp kanatlarını tutundu ellerine

Şaşırdım kaldım, el benim elim

Dedi ki “Vuslat” derler buna sizin alemde

 

Bir serçe rüyasında kanat çırpıp

Su içti avuçlarından kana kana

Şaşırdım kaldım içim yanmış benim de

Dedi ki “Mecnun” derler buna sizin alemde

 

Kuşların rüyasına girdim dün gece

Gördüm ki seni seviyorum her bedende

Bir kaknus yaklaşıp kulağıma sessizce

Dedi ki “Kader” derler buna sizin alemde

 

Dedim ki “Hayrolur İnşallah...”

Gökşad 

Ankara, 2004

 

Gidişine Ağıt

 

 Mecnûn düşünde gördü Leylâ’yı bir gece:

 Ve sen, şehirlerini benim ülkeme kurdun,Pâyitahtını benim yaralı kalbime..

.Seni bir kan pıhtısı gibi elimde tuttum.

 İnsafsız rüzgârlar uğradı yurduma: 

Yağmur kar ortasında bir çöle düştüm,Kum fırtınasında tutundum saçlarına...

Sen uykudaydın, ben kâbuslar gördüm. 

Buğday tarlalarına kızgın alevler düştü: 

Çıplak ayaklı çocuklar savruldu her yana,

Çıplak ayaklı yıldızlar gibi darmadağın...

Ne olur beni de kat, beni de kat dualarına. 

Seni düşümde gördüm,  tam altı yıl önce: 

Ve sen, gözlerini giyindin Asya ceylanlarının,

Ak sakallardan miras bir huzur yüzünde...

Gezinip durdun içinde bütün damarlarımın.    

 Benim yüreğim mahşer, senin gönlün sırat: 

Zalim bir korku boğazlar sevincimi,

Gözlerim karanlık benim, senin gözlerin hayat.

Gözlerim hiç görmesin gittiğini...  

Ki o Selçuklu şehri seni bırakır mı bilmem:

 Lacivert göğünde gözlerin, bir muska gibi dururken,

Vakitsiz düşer toprağa kırkikindi yağmurları.

Bin yıllık Medrese, yeni bir Eylül’e soyunmuşken... 

Yıldızlara söyle seni geri getirsinler: 

Onlar bilir benim çekik gözlü yüreğimi.

Geçmişin saçından tut, sana yol göstersinler,

Yıldızlar bilir benim gökçe soylu düşlerimi... 

Ankara, 2003

Gökşad 

 

Gözlerin

 

Gözlerin

 

Sanki deryalara dalar giderim

Baktıkça içimi yakar gözlerin

Her şafak vaktinde çalar kapımı

İlmiği boynuma takar gözlerin

 

Mecnun’u çöllerde koyar çaresiz

Ferhad’ı dağlara salar gözlerin

Yanımda yöremde ölüm gezdirir

Benim peşimde o yeşil gözlerin

 

Başı dik dağlara yasla sırtını

Dolunay akşamı kaldır başını

Her kim ki yazarsa kişi bahtını

Ezelden alnıma yazmış gözlerin

 

Dört duvardan gayrı yerim olmadı

Kendi gölgem bana sadık kalmadı

Şu yalan dünyada yüzüm gülmedi

Benim tek servetim senin gözlerin

 

Kefenimi yeşil sarın, beyaz olmasın

Mezarımı göğe kazın yerde kalmasın

Sevdiğim gözünden yaşlar akmasın

Gider Kaynaroğlu, kalır gözlerin

 

Sivas, 1998

 
En Çok Okunanlar
   
 
Benzer Konular